Suriye Arap Cumhuriyeti

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Suriye Arap Cumhuriyeti

Mesaj  ozgurseker Bir Ptsi Ağus. 23, 2010 6:11 pm

Suriye Arap Cumhuriyeti


Fiziki Yapı
Suriyenin yüzölçümü yaklaşık 185.180 km2dir. Mevkii îtibâriyle Akdenizin doğusundadır. Kuzey ve kuzeybatısında Türkiye, doğusunda Irak, güneyinde Ürdün ve batısında İsrail ve Lübnan ile komşudur. Başşehir Şamdır. Halep ve Humus diğer iki önemli şehridir.
Suriye fizikî yapı bakımından bir farklılık ve tezat ülkesidir. Ülkenin üçte biri çöl veya çıplak dağlarla örtülü, üçte biri kıt ve elverişsiz çayırlık ve geri kalan üçte biri de ekilebilir arâzidir. Ülke, esâsen üç bölgeye ayrılabilir; kıyı kesimi, dağlık bölge ve Suriye Çölü. Suriye, kısa bir Akdeniz kıyısına sâhiptir. Kıyıyı doğuya ve güneye uzanan verimli ova ve yaylalar tâkip eder. Bundan sonra doğuya doğru, dağlar ve vâdiler uzanır. Bunların peşinden kısa ve verimli bir şeridin hemen arkasından, Fırat Nehriyle birlikte ülkeyi güneydoğu istikâmetinde baştan başa geçen, Suriye Çölü gelir.
Akdeniz, Suriyenin dörtte bir batı sınırını meydana getirir. Kıyı yaylası kıyıdan îtibâren 8 ilâ 32 km kadar uzanır. Bu yaylanın doğusundaki dağlık bölge; ortalama yüksekliği 1585 m olan Ensariye Dağı, 2135 m olan Anti-Lübnan Dağ Silsilesi ve 2814 m ile ülkenin en yüksek yeri olan Hermon Dağından teşekkül etmiştir. Suriyenin en verimli ve gelişmiş bölgesi bu bölgenin doğusu olup, Şam, Halep, Hama ve Humus şehirleri de buradadır. Şam ile Ürdün sınırı arasında yer alan Dürzi Dağı ise, ortalama olarak 1675 m kadar yüksekliğe çıkabilen yüksek bir yayla görünümündedir. Bu dağ volkanik olup, etek kısımları lavlarla dolu geniş bir çölün içindedir.
Ülkenin ortasını ve kuzeydoğusunu Suriye Çölü kaplamıştır. Bu geniş çöl orta kısımda tepeliktir. Çölde birkaç köy ve birkaç eski eserden başka bir şey yoktur. Suriye Çölünde ise, kuru ve kavurucu sıcak çöl iklimi mevcuttur.
Tarih
Suriye, toprakları üzerinden çeşitli medeniyet ve kültürlerin geçtiği ve pekçok istilâların, hâdiselerin meydana geldiği, eski ve kritik bir mevkiye sâhiptir. Ülkeye ilk yerleşenler Hz. Nuhun oğlu Sâmiden türeyen ve Sâmi dilini konuşan Sâmilerdir. Müslümanların Suriyeye hâkim olmasına kadar bölge Amoritler, Fenikeliler, İbrânîler, Hititler, Persler, Makedonyalı İskender, Roma ve Bizans imparatorlukları idâresinde kaldı.
Peygamberimiz Hz. Muhammedin tebliğ ettiği İslâm dîni bütün Ortadoğuya yayıldığında, Suriye de İslâmlaştı. Hz. Ebû Bekirin halifeliği devrinde, Suriyeye gönderilen İslâm orduları, Hz. Ömer zamânında 635te bölgeyi fethetti. Hz. Ömer bölgeye gelip, Suriyeyi teşkilâtlandırdı. Hz. Ömer, önce Hz. Muâviyenin kardeşi Hz. Yezîdi Şam vâlisi tâyin etti. Şam, bölgenin en büyük şehirlerinden olup, şehrin adı eskiden Suriye olarak bilinirdi. Yezîdin vefâtıyla Hz. Muâviye Şam vâlisi oldu. Hz. Muâviye, Suriyeyi teşkilâtlandırıp, medenîleştirdi.
662de Emevî Hânedanı Suriyede kurulup, Şam şehri merkezleriydi. Emevî Halîfeliği’nden sonra, Abbâsîlerin hâkimiyetine geçti. Abbâsî Halîfeliği (662-749) devrinde Suriye, çok gelişip, pek çok ilim, kültür, medeniyet ve sosyal tesisler yapıldı.
Onuncu yüzyılın sonunda, Mısır’a hâkim Şiî Fâtımîler, Suriye’yi işgâl ettiler. On birinci yüzyılda Selçuklular, bölgeyi hâkimiyetlerine aldılarsa da, 1096da Haçlı Seferleri başladı. Haçlı Seferleri (1096-1270) esnâsında Haçlı-Şiî Fâtimî ittifakından Suriye çok zarar gördü. Haçlıları, Eyyûbî Hânedanının kurucusu Selâhaddîn-i Eyyûbî (1169-1193) Suriyeden uzaklaştırdı. Suriye, Selçuklu Atabekliği, Eyyûbîler ve Memlûklerden 1517 yılında Osmanlı hâkimiyetine geçti.
On altıncı yüzyılın başından 20. asrın başına kadar Osmanlı hâkimiyetinde kalan Suriye, bu zamanda gelişip, en huzurlu ve müreffeh devrini yaşadı. Osmanlı idârî teşkilâtında vilâyet hâlindeydi. 1833 yılında Osmanlıya tâbi Mısır Vâlisi Mehmed Ali Paşa sülâlesine verildi. Birinci Cihan Harbi (1914-1918) sonrasına kadar Osmanlı idâresinde kalan Suriye’ye Osmanlılar, pek çok ilmî, sosyal, kültürel, tarım, sınâî ve ulaşım tesisleri kazandırdılar. Bu devirde pekçok ilim adamı yetişip, medeniyete hizmet ettiler.
Birinci Dünyâ Harbinde müttefik ordularının yenilmesi netîcesinde, Osmanlı Devleti’yle imzâlanan Mondros Antlaşmasıyla bölge Fransızların işgâline uğradı.
1920de Fransa’nın mandasına girdi. Suriye, Fransanın idâresine girmesiyle Osmanlı devrindeki huzur
ve müreffeh hayâtın yerini, anarşi ve sefâlet aldı. Suriyede Müslümanlar çoğunlukta olmasına rağmen, idârede Fransızlar, Ermeniler ve Nusayrîler hâkimdi. Şam, Halep, Nusayrî merkezî Lazkiye ve Harran bölgesindeki Dürzilerle Fransanın mücâdelesi, Suriyede hâlâ devâm eden anarşinin kaynağıdır. Fransa, Suriye mandasına âit Hatay ve İskenderun’u 1939’da anlaşmayla Türkiye’ye vermek zorunda kaldı. İkinci Dünyâ Harbi (1939-1945) yıllarında,1941’de, Fransa, nüfûzu altında kalmak şartıyla Suriyeye kısmî istiklâl verdi. 1943 seçimlerinde Şükrü el-Kuwatli, Suriyenin ilk Cumhurbaşkanı seçildi. Fransa harp sonrasında Suriyeden kısmî olarak çekildiyse de, geride pekçok problem bıraktı. 1945te Birleşmiş Milletlere Cumhûriyet idâresiyle katıldı. 1948de Arab-İsrail Harbine katılan Suriyede, 1949 ihtilâliyle Şükrü el-Kuwatli iktidardan uzaklaştırıldı.
Sovyetler Birliği ile yakın münâsebete girince, idâre Rusya’ya yanaştı. İç huzursuzluklar artıp, komşularıyla münâsebeti bozuldu. Sosyalist Baas Partisi kurulup, memleketteki huzursuzlukdan faydalanarak, kuvvetlendi. 1958’de Mısır ile Birleşik Arap Cumhûriyeti adıyla birleşti. Birleşme uzun sürmeyip, 1961’de ayrıldı. Baas Partisi, dışta Pan-Arap, içte sosyalizm propagandasıyla Suriyede güçlenip, 1963te ülkenin tek kânûnî partisi hüviyetini kazandı. Baas Partisi, Suriyede dikta rejimi kurup, ülkeye eski Lazkiye bölgesindeki Nasturî aşireti idâreye hâkim oldu. 1967 Arap-İsrâil Harbinde Golan Tepelerini İsrâil işgâl etti. 1973te Mısır ile anlaşıp, İsraile kuzeyden saldırmışsa da başarılı olamadı. Arap ülkelerinden ve Sovyet Rusyadan yardım aldı. 1976da Lübnanın içişlerine müdâhale edip, asker gönderdi. Suriye askerleri Lübnanda püskürtülerek, geri çekilmek zorunda kaldı. 1982de İsrâilin hava taarruzlarına uğradı. Baas Partisinin Rusya ile yakın münâsebeti, ülke içinde ve dışında çatışmaya sebep olmaktadır. Bitmek bilmeyen harp ve anarşi, Osmanlı Devletinin yıkılmasından sonra manda devleti ve Sosyalist Baas Partisi diktatörlüğünde hâlen devâm etmektedir. 1991de Irak’ı, işgal ettiği Kuveyt topraklarından çıkarmak için başlatılan harekâtta Çok Uluslu Müttefik Kuvvetlerin yanında yer aldı.
Tabii Kaynaklar
Suriye genel olarak tabii kaynaklar bakımından fakir bir ülkedir. Yeraltı kaynaklarından en önemli mineral petrol olup, daha çok kuzeydoğudan çıkarılır. Bundan başka alçıtaşı ve bazalt (volkanik taş, siyah mermer) da elde edilmektedir. Bulunan diğer mineraller şunlardır: Fosfat, kurşun ve bakır. Latakia bölgesi civârında ise çok az da olsa zift (katran) ve krom mevcuttur.
Suriyenin kıyı bölgeleri nispeten yeşillik alanlar ve ağaçlarla kaplıdır. Dağlık bölgelerse, umûmiyetle çıplak olup, bir kısmı cılız otlarla örtülüdür.
Suriye Çölünün, batısında kalan bozkır-çöl arâziyse bitki örtüsünün kıt olduğu bir bölgedir. Bu bölgede ve Suriye Çölünde yağışlar olduğu zamanlarda bir miktar kısa ömürlü otlar, maki tipi çalılık ve dikenlikler yetişir.
Hayvanlar âlemi olarak pek fazla zengin bir ülke değildir. Daha çok çöl ceylanı (gazal, âhû), aktavşan
(bir çeşit tarla fâresi), toykuşu, deve, keçi, koyun, eşek ve sığır yetişir.
İklim
Kıyı bölgesinde iklim, yaz aylarında nemli ve aşırı sıcaktır. Kış aylarında sık sık sis olayları olur ve bölge bol yağış alır.
Ülkenin ikinci bölgesi olan “dağlık bölgesi”, yılda aşağı yukarı 1000 mmlik yağış alır. Öyle zamanlar olur ki, sularla dolan nehirler seller meydana getirir.
Halep civârındaki bölgede ve bozkır çölde tatlı bir iklim vardır. Kışın bol sis olur. Ağustos sıcaklığı yaklaşık 38°C civârındadır. Hemen hemen 380 ilâ 520 mm arasında bir yağış ortalamasına sâhip olan bu bölgenin nem miktarı düşüktür. Şam civârında ise gündüz-gece sıcaklık farklılıkları fazla olan ve genellikle kuru bir atmosferi olan kara iklimi hüküm sürer.
Ülkenin en büyük nehri Fırat olup, üç ana kolla kuzeyden gelir ve Meyadinin güney doğusundan, Irak topraklarına girer. Diğer nehirleriyse Berada ve Oronto nehirleridir. Ülkede büyük göl bulunmayıp, az sayıda küçük göl vardır.
Nüfus ve Sosyal Hayat
Suriyenin nüfûsu yaklaşık 12.524.000dir. Yıllık nüfus artışı % 3,5 dolayındadır. Nüfus yoğunluğu ise aşağı yukarı 63tür.
Suriyeliler, Arabistan, Asya ve Avrupa’dan göç etmiş insanların karışımından meydana gelmişlerdir. Ekseriyeti Sâmi soyundan gelen Araplar teşkil eder. Nüfûsun % 89unu Araplar, % 6sını Kürtler, % 3ünü Ermeniler ve geri kalanını da Türk, Çerkez ve Asurîler teşkil eder.
Suriyenin resmî dili Arapçadır. Sâmi soyundan gelen Araplar olduğu için, Suriyeliler genellikle Sâmi dilinden gelen Arapçayı konuşurlar. Bundan başka ayrıca Türkçe, Süryânice, Kürtçe, Ermenice ve Çerkezce de konuşulmaktadır.
Nüfûsun hemen hepsi Müslümandır. Çok az bir bölümü Hıristiyandır. Bu Hıristiyanlar genellikle Katolik, Ortodoks, Suriye Ortodoksu, Monofist, Protestan, Keldani ve Nesturî gibi ayrı gruplar hâlindedir.
Müslümanların büyük bir bölümü Sünnîdir. Ayrıca Alevîler, İsmâilîler ve Dürzîler de vardır. Çok az sayıda Yezîdî, Râfizî ve Şiî mevcuttur. Bunlardan Yezidîler “Şeytana taparlar”.
Nüfûsun yarısı okuma-yazma bilir. Genç nüfûsun % 60ı okula gitmektedir.
En büyük ve gelişmiş şehir Şamdır. Diğer önemli şehirleri Halep, Humus, Hama ve Lazkiyedir.
Siyasi Hayat
Suriye, Cumhûriyetle idâre olunan bir Arap devletidir. Devlet başkanı Hâfız Esaddır. Çok partili cumhûriyet olmasına rağmen siyâsî iktidar Baas Partisinin elindedir. Şam ülkenin başşehri olmak üzere ülke 13 ile ayrılmıştır. Birleşmiş Milletler üyesidir. Varşova Paktına dâhilken bu pakt resmen 1991 yılında feshedildi.
Ekonomi
Suriye, ekonomisi esas îtibâriyle tarıma dayanır. Tabiî kaynaklar bakımından ülke pek zayıftır. Arâzisinin % 40ına yakın bir bölümü ekilebilir. Fakat sulama imkânları geniş değildir. Ormanlar, mâdenler, bitki örtüsü oldukça kıt olduğundan ekonomik olarak geri kalmış bir ülkedir. Başlıca tarım ürünleri şunlardır: Arpa, buğday, yulaf, darı, mısır, sebze, meyve, tütün ve şekerkamışı. Bâzı bölgelerde pamuk ve zeytin zirâati de yapılır. Deve, koyun, keçi ve sığır yetiştirilir.
Suriyenin endüstrisi, tarıma nazaran gelişmiş ve ekonomiye katkısı büyüktür. Arap dünyâsında, Mısırdan sonra endüstride kalkınmış ikinci ülkedir. Başlıca endüstri dalları; pamuklu ve ipekli kumaşlar, yünlü kumaşlar, çimento, yemeklik sıvı yağlar, tütün, kakmalı ve işlemeli mobilya eşyâlar, gümüş eşyâlar, petrol endüstrisi, tekstil, cam eşyâ, şeker ve pirinç âletlerdir.
Mâden olarak fosfat çıkarılır. Petrolü sınırlı ölçüdedir. Ayrıca Iraktan Akdenize akıtılan petrol boru hatlarından geliri vardır.
İthalât daha çok Irak, İtalya, Almanya ve Fransa’dan yapılmaktadır. Ülkenin ihrâcatı ithâlatının ancak yarısı kadardır. Suriye ürettiği ürünlerini, genellikle İtalya ve Romanya’ya satar.
Son yılarda Suriyenin dış ticâreti daha çok komünist ülkelere yönelikti. Böylece ithâlat ve ihrâcat yaptığı ülkelere Küba ve Çin gibi ülkeler de katılmıştır. Suriyenin Türkiye ve Japonya ile de ticârî
münâsebetleri vardır.
Suriyenin başlıca ihraç ürünleri şunlardır: Ham petrol, pamuk, tekstil ürünleri, canlı havyan, hayvan ürünleri ve tahıl ürünleri. Buna karşılık Suriye dışardan genellikle tekstil ürünleri, katı yakıtlar, makina, inşaat malzemeleri, metaller, kimyevî maddeler, motorlu taşıtlar ve tütün satın alır. Suriyenin içinde bulunduğu ödemeler dengesi, ülke ekonomisini dışarıya ve hârici para kaynaklarına bağlı bırakmıştır.
Suriyenin ulaştırma imkânları oldukça gelişmiş, hem toprak ve hem de asfalt yollar uzanabildiğince bütün ülke boyunca inşâ edilmiştir. Suriye; Türkiye, Ürdün, Lübnan veIrakı birbirine irtibatlayan demiryolu sisteminin ortalarında yer alır. Lâzkiye ve Tortus limanları, ülkenin deniz ulaşımına kâfi gelmektedir. Hem dış ve hem de iç hat havayolu ulaşımı düzenlidir. Suriyenin ulaştırma ve haberleşme alanında, ileri seviyede olması sebebiyle turizm ve otelcilik alanları önemli birer gelir kaynağı olmuştur.
Türkiye-Suriye İlişkileri
Suriye, Türkiye’nin en uzun kara sınırına sahip olduğu komşusudur. İki ülke tarihi, kültürel ve sosyal bağlara sahiptir.
Hatay, Abdullah Öcalan ve su problemlerinden dolayı iyice gerilen ilişkilerimiz 20 Ekim 1998’de Adana Protokolü’nün imzalanmasından sonra karşılıklı saygı ve iyi komşuluk ilkeleri temelinde hızlı bir gelişme sürecine girmiştir.
Türkiye-Suriye ilişkilerinde sağlanan ilerleme, Orta Doğu’da eksikliği derinden hissedilen diyalog ortamının tesis edilmesi halinde, ikili sorunların ne denli hızlı ve barışçı şekilde aşılabildiğini göstermesi açısından örnek teşkil etmektedir.
Suriye ve Türkiye arasında, son dönemde, siyasi ilişkilerin gelişmesine paralel olarak başta ticaret olmak üzere, kültür, turizm, güvenlik, gümrük, ulaştırma, tarım gibi birçok alanda ortak projeler hayata geçirilmeye başlanmıştır. Bu çerçevede Ocak 2007 itibariyle Türkiye-Suriye Serbest Ticaret Anlaşmasının yürürlüğe girmesi son dönemde ikili ilişkilerde elde edilen önemli bir kazanım olmuştur.
Son yıllarda artan karşılıklı üst düzeyli ziyaretler de ilişkilerin gelişim sürecinde belirleyici olmaktadır.
Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın 2004’te ülkemizi ziyareti ilişkilerde bir dönüm noktası teşkil etmiştir. 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer 2005’te Suriye’ye ziyarette bulunmuştur.
2005’ten günümüze kadar Başbakan ve Dışişleri Bakanı düzeyinde ziyaretler devam etmiş, son olarak, Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın, Orta Doğu turu kapsamında 6-7 Ekim 2007 tarihlerinde Suriye’ye gerçekleştirdiği resmi ziyareti müteakiben Suriye Cumhurbaşkanı Esad 16-19 Ekim 2007 tarihlerinde ülkemizi ziyaret etmiştir. Ziyaret sırasında, “Türkiye ile Suriye Arasında İşbirliği Mutabakat Zaptı” iki ülke Dışişleri Bakanları tarafından imzalanmıştır. Mutabakat Zaptı’nda, “Siyasi ve Güvenlik”, “Ekonomi” ile “Enerji ve Su” başlıkları altında, yürütülen ve gerçekleştirilebilecek projelere dair karşılıklı atılacak adımlara yer verilmiştir. Bu çerçevede, terörle mücadelede işbirliğinin sürdürülmesi, Serbest Ticaret Anlaşması’ndan da istifadeyle karşılıklı yatırımların arttırılması, mevcut sınır kapılarının iyileştirilmesi ve yenilerinin açılması, Arap Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’ne yönelik çalışmaların hızlandırılması, TPAO ile Suriye Petrol Şirketi arasındaki işbirliğinin derinleştirilmesi, su konusunda ziyaretlerin ve görüş alışverişinin ilerletilmesi kararlaştırılmıştır.
Türkiye-Suriye işbirliği bölgesel barış ve istikrarın tesisi bakımından önem taşımaktadır. Bu bağlamda, Türkiye; Irak, İsrail-Filistin ihtilafı, Lübnan gibi bölgesel sorunlar hakkında Suriye’yle istişarelerde bulunmakta ve bu sorunların uluslararası toplumla işbirliği halinde çözümüne katkıda bulunmaya gayret etmektedir.
Türkiye-Suriye ilişkileri, iki ülke halklarının ortak çıkarları ile bölge istikrar ve güvenliğe katkıda bulunmak ana hedefi doğrultusunda geliştirilmeye devam edecektir.
Suriye’den ithal ettiğimiz başlıca malları mineral yakıtlar, sebze ve meyve, pamuk, tekstil ve tarım ürünleri oluşturmaktadır. Suriye’ye ihraç ettiğimiz başlıca malları ise otomotiv ve yan sanayi ürünleri, gıda, makine ve ekipman, yüksek teknoloji mamulleri, metal, metal ürünleri ve kimyasallar oluşturmaktadır. Suriye ile 2006 yılı ticaret hacmimiz 797 milyon ABD Doları iken, bu rakam 2007 yılı sonu itibariyle 1,2 milyar Dolara yükselmiştir. 2007 yılı başında yürürlüğe giren Türkiye – Suriye Serbest Ticaret Anlaşması ile ikili ticaret hacminin ciddi bir artış gözlenmiştir.

Başlıklarla Suriye

Konum: Orta Doğu, Akdeniz kıyısında, Lübnan ile Türkiye arasında yer alır.
Coğrafi konumu: 35 00 Kuzey enlemi, 38 00 Doğu boylamı
Haritadaki konumu: Orta Doğu
Yüzölçümü: 185,180 km²
Sınırları: toplam: 2,253 km
sınır komşuları: Irak 605 km, İsrail 76 km, Ürdün 375 km, Lübnan 375 km, Türkiye 822 km
Sahil şeridi: 193 km
İklimi: Çoğunlukla çöl iklimi.
Arazi yapısı: Başlıca olarak bozkır ve çöl platoları, dar kıyı ovaları, batıda dağlar yer alır.
Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Tiberias Gölü -200 m
en yüksek noktası: Hermon Dağı 2,814 m
Doğal kaynakları: petrol, fosfat, krom, manganez, asfalt, demir, kaya tuzu, mermer, alçıtaşı, hidro enerji
Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %24.8
daimi ekinler: %4.47
%70.73 (2005 verileri)
Sulanan arazi: 13,330 km² (2003 verileri)
Doğal afetler: Toz fırtınaları, kum fırtınaları
Nüfus: 20,178,485 (Temmuz 2009 verileri)
Nüfus artış oranı: %2.3 (2006 verileri)
Din: Sünni Müslümanlar %74, Alevi, Şii ve diğer Müslüman mezhepler %16, Hıristiyan %10, Musevi
Diller: Arapça (resmi); Kürtçe, Ermenice, diğer
Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler
toplam nüfusta: %76.9
erkekler: %89.7
kadınlar: %64 (2003 verileri)
Yönetim biçimi: Çok Partali Başkanlık Tipi Cumhuriyet
Başkent: Şam (Damascus)
İdari bölümler: 14 bölge; Al Hasakah, Al Ladhiqiyah, Al Qunaytirah, Ar Raqqah, As Suwayda', Dar'a, Dayr az Zawr, Dimashq, Halab, Hamah, Hims, Idlib, Rif Dimashq, Tartus
Bağımsızlık günü: 17 Nisan 1946
Milli bayram: Bağımsızlık günü, 17 Nisan (1946)
Anayasa: 13 Mart 1973
GSYİH: Satınalma Gücü paritesi - 75.1 milyar $ (2006 verileri)
GSYİH - reel büyüme oranı: %2.9 (2006 verileri)
GSYİH - sektörel bileşim: tarım: %25.5
endüstri: %22.1
hizmet: %52.4 (2006)
Enflasyon oranı (tüketici fiyatlarında): %7 (2006 verileri)
İş gücü: 5.505 milyon (2006 verileri)
İşsizlik oranı: %8 (2005 verileri)
Endüstri: petrol, tekstil, gıda maddeleri, meşrubat, tütün, fosfat madenciliği
Tarım ürünleri: Buğday, arpa, pamuk, mercimek, nohut, zeytin, şeker pancarı, et, yumurta, kümes hayvanı, süt
İhracat: 6.923 milyar $ (2006 verileri)
İhracat ürünleri: petrol %65, tekstil %10, sanayi malları %10, meyve ve sebzeler %7, ham pamuk %5, koyun %2, fosfat %1
İhracat ortakları: Irak %26.3, İtalya %9.9, Almanya %9.9, Lübnan %9.1, Mısır %5.1, Fransa %4.9, Suudi Arabistan %4.6 (2005)
İthalat: 6.634 milyar $ (2006 verileri)
İthalat ürünleri: Makine ve parça %23, gıda maddeleri %20, metaller ve metal ürünleri %15, tekstil %10, kimyasallar %10
İthalat ortakları: Suudi Arabistan %11.6, Çin %6.1, Mısır %5.9, İtalya %5.8, BAE %5.7, Ukrayna %4.6, Almanya %4.5, İran %4.2 (2005)
Dış borç tutarı: 8.355 milyar $ (2006 verileri)
Para birimi: Suriye Poundu (SYP)

ozgurseker
Admin

Mesaj Sayısı : 16
Kayıt tarihi : 13/06/10

Kullanıcı profilini gör http://fikroloji.yetkinforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz